Her uçuş arasında, her tren yolculuğunun ortasında, her uzun otobüs seferinin belirsiz saatlerinde bir şey olur: düşünürsünüz.

Kalabalık bir şehri geride bırakıp bir sonrakine henüz varmadığınız o an, aslında seyahatin en saf halidir. Ne geçmiş ne gelecek — sadece hareket.

Yıllar içinde fark ettim ki en değerli anılarım genellikle "arada" olanlar. Varışlardaki heyecan değil, o sessiz geçiş anları. Bir havalimanı penceresinden izlenen bulutlar, bir istasyonda içilen çay, bir köy otobüsünde geçen beklenmedik bir sohbet.

Seyahat etmeyi öğrenmek, bu aralara hoş geldin diyebilmektir.